Cinema Paradiso (1988)

Sinemanın tanımı olabilecek güzellikte ve naiflikte, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir başyapıt…

Sicilyalı yönetmen Giuseppe Tornatore’nin Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nın yanında Cannes’da Jüri Özel Ödülü ve pek çok BAFTA ödülüne de layık görülen filmi Cinema Paradiso, sımsıcak ve etkili anlatımıyla, zaman zaman güldüren, zaman zaman da hüzünlendiren tarzıyla, izleyeni sinemanın o büyülü dünyasına sokmayı harika bir dille başarıyor.

Filmde küçük Salvatore’yi; Salvatore Cascio, Alfredo’yu ise Philippe Noiret’in muhteşem oyunculukları ile izliyoruz. Oynadıkları rollerle 1991 Bafta Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dallarında ödüllere layık görülen Philippe Noiret ve Salvatore Cascio, hiç kuşkusuz filmin böylesine bir etki yaratmasında büyük paya sahipler.

KONU

Küçük Salvatore savaşta olan babasının evlerine dönmesini beklerken günlerini Cinema Paradiso isimli sinemada geçirir. Makinist Alfred ile kâh eğlenerek kâh didişerek filmlerin büyülü dünyasında kendisine küçük mutlu bir dünya yaratır ve kendini Alfred’e zorla da olsa kabul ettirir. Bir zaman sonra babacan, korumacı tavırları ile Alfred, Salvatore’nin sinema aşkını beslemeye başlar ve ona mesleğinin püf noktalarını anlatır. Salvatore’nin hayatını değiştirecek olaylar zinciri de böyle başlar.

NEDEN İZLEMELİ

– Sinemanın gücünü yine sinemanın o büyülü diliyle anlatmayı başardığı için.

– Her diyaloğu ile size dokunmayı başarabildiği için.

– Sinemanın hangi yollardan geçtiğini eğlenceli detaylarla seyirciye aktarmayı başardığı için.

– Dostluk kavramının yıllar sonra bile anlamını yitirmediğini hatırlattığı için.

– Anlatım diliyle sizi filmin kahramanları ile birlikte filmin içine sokabildiği için.

– “Anlatılmaz izlenir”in en güzel örneklerinden biri olduğu için.

FİLM HAKKINDA AZ BİLİNEN GERÇEKLER

– Film Giuseppe Tornatore’nin memleketi olan Sicilya’nın Bagheria kentinde çekildi. Yönetmenin çocukluk anıları da filme ilham kaynağı olmuştur.

– Steven Schneider’ın “Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film” listesinde yer alır.

– Genç İtalyan yönetmen Christian Orlandi’nin en sevdiği filmdir.

– Yaşlı Maria Di Vita rolü için Irene Papas düşünülmüştü ama rol en nihayetinde Pupella Maggio’ya gitmişti.

– Philippe Noiret tüm repliklerini kendi dili olan Fransızca konuştu. Sonrasında replikleri Vittorio Di Prima tarafından İtalyanca seslendirildi. Filmin Fransızca versiyonunda ise Noiret kendi sesiyle konuşmuştur.

BU FİLMİ SEVEN BUNLARI DA SEVER

– Once Upon a Time in America

– Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

– The Bicycle Thief

– La Dolce Vita


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir