Carrie (1976)

Stephen King’in bile “Geri dönüp tekrar okuyamam.” dediği Carrie, küçük ama tehlikeli dünyasına sizleri de davet ediyor.

Çocukluğu, Stephen King kitapları okuyarak geçmiş kişiler için korku kavramı bambaşka bir boyuttadır. King’in yarattığı karakterler, okuyucuyu korkutmakla kalmaz, aynı zamanda ince detaylarla süslenmiş yaşamları sayesinde her birine saygı duymamızı sağlar. Elbette ki bu kadar değerli bir hazineyi elinde bulunduran King’in eserlerini sinemaya uyarlamak kaçınılmaz bir sonuçtu. Bu akımın ilk örneği de Brian De Palma’nın elinden çıkan “Carrie” oldu.

1976 yapımı filmin başrollerinde Sissy Spacek ve Piper Laurie yer alırken, filmin korku türünün klasiklerinden biri haline gelmesindeki en büyük pay hiç kuşkusuz filmin yönetmeni De Palma’ya aitti.

KONU

Carrie, utangaç ve bir o kadar da içine kapanık bir genç kızdır. Dinine fanatik ölçüde bağlı olan annesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gün okulda yaşadığı travmatik bir olayın neticesinde, gerçeküstü yeteneklerini keşfetmeye başlar. Öyle ki düşünce yoluyla istediği her şeyi yapabilmektedir. Öğretmenleri ve bazı arkadaşları yaşadığı travmatik olaydan sonra ona yardım etmeye çalışırlar. Hatta kısa bir süre sonra gerçekleşecek olan okul balosuna bir kavalye dahi bulur. Ancak baloda yaşayacakları, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükleyecektir.

NEDEN İZLEMELİ

– Romanlarından uyarlanan filmlerini beğenmemesiyle ünlü olan ve ilk romanı için “Geri dönüp tekrar okuyamam.” diyen King bile, “De Palma’nın hikâyeye olan yaklaşımı benimkinden daha hünerliydi, çok daha sanatsaldı.” dediği için.

– Telekinezi sayesinde mistik bir görünüme bürünen hikâyenin aslında özünde nasıl da dikkat çekici dinsel ve ailevi analizler içerdiğini görmek için.

– Ergenliğe adım atan Carrie rolünü 25 yaşındayken unutulmaz performansıyla canlandıran Sissy Spacek’i izlemek için.

– Gösterime girdiğinde Martin Scorsese bile filmi üç defa izlediği için.

– Quentin Tarantino’nun en sevdiği filmlerden biri olduğu için.

– Unutulmaz ve kült olan finalini görebilmek için.

– Entertainment Weekly’nin gelmiş geçmiş en korkunç 15 film listesinde yer aldığı için.

FİLM HAKKINDA AZ BİLİNEN GERÇEKLER

– Film 50 günde çekildi.

– Romandaki hikâye Maine’de geçerken, film Kuzey Carolina’da geçiyordu.

– Balo sahnesinin çekimleri iki hafta sürdü ve 35 tekrar yapıldı.

– Stephen King, Brian De Palma’nın filmin yönetmeni olmasından hoşnuttu çünkü Palma’nın 1972’deki Sisters filmini çok sevmişti.

– Filmde kısa bir rolü olsa da bu, John Travolta’nın ilk önemli rolüydü.

– Filmde geçen lisenin adı Bates Lisesi’ydi ve bu Psycho filmindeki Norman Bates’e bir göndermeydi.

– Amy Irving, senaryoyu ilk okuduğunda nefret ettiğini ancak film tamamlandıktan sonra izlediğinde büyüleyici olduğunu ve çok beğendiğini söylemiştir.

– Glenn Close ve Carrie Fisher, Carrie rolü için seçmelere girmişti.

– Bisiklet süren çocuk rolünde Brian De Palma’nın yeğeni Cameron oynuyordu.

– Filmle kitabın finali birbirinden farklıydı ancak King, filmin finalini kitaptaki sondan daha çok sevdiğini açıklamıştır.

BU FİLMİ SEVEN BUNLARI DA SEVER

– Psycho

– The Shining

– Misery

– It Follows

– Carrie (2013)

– The Dead Zone

– The Omen


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir