Werk ohne Autor / Never Look Away (2018)

Söylenemeyen sözler, kurulamayan cümleler tuvale resmedilirse…

2007 Akademi Ödüllerinde The Lives Of Others filmi ile En İyi Yabancı Film dalında ödül alan yönetmen Florian Henckel von Donnersmarck 12 yıl aradan sonra Never Look Away filmi ile tekrar bu dalda ödüle aday olmayı başardı.

Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 75. Venedik Film Festivali’n de yapan Never Look Away Almanya’nın dünya sinemasına kazandırdığı Tom Schilling, Sebastian Koach, Paula Beer, Saska Rosendahl, Oliver Masucci gibi birbirinden yıldız isimlerini künyesinde buluşturmasıyla da dikkat çekiyor.

KONU

Almanya’nın 3.cü Reich döneminden başlayıp T4 operasyonundan doğu batı bölünmesine kadar yaklaşık 30 yıllık geçmişini üç saat sekiz dakika’lık bir zaman dilimi içinde izleyeni sıkmadan anlatan Never Look Away, insanı bulunduğu andan koparıp dönemin hikâyesinin içine sokmayı başarıyor. İlk sahnesi ile Reich döneminin sanata yönlü bakışını küçük Kurt Barnert ve Elisabeth May üzerinden bizlere aktaran film, süresi boyunca da anlatmak istediğini, yine sanat üzerinden anlatıyor.

NEDEN İZLEMELİ

– Nazi yanlısı olmayan sanatçıların rejime boyun eğmemek için kaybettiklerini başarı ile izleyene aktarmayı başardığı için.

– Tüylerinizi diken diken eden iki korna sahnesini kaçırmamak için.

– Kurt ve Ellie aşkının birbirleri ile adeta bütünleştikleri o güçlü içtenliklerine kapılıp gitmek için.

– Kurt’un gerçeği arayışını, kendi kimliğini bulmaya çalışmasını sanat üzerinden insanın nefesini keserek anlatmayı başardığı için.

– Savaş ve sanatın zorlu ama ayrılmaz bütünlüğünü başarı ile aktarmayı bildiği için.

– Saskia Rosendahl’un şizofreni hastası olan bir sanatçıyı şahane bir şekilde canlandırmasını, Sebastian Koach’ın muhteşem karizması ile hayat verdiği acımasız profesör kimliğine nasıl da başarı ile büründüğünü görmek için.

– Tom Schilling’in romantik, sanata âşık bir ressamın Nazi dönemindeki çocukluğundan komünizmin hükmü altında kalan olgunluğuna evrilen sürecini sırıtmadan izleyene aktarmasına seyirci olmak için

– Filmdeki olay örgüsünün neden sonuç ilişkisinin seyirciye sunulurken bunu adeta rengârenk bir tablo niteliğinde yapıyor olduğu için.

– İnsanın duygularını darmaduman eden finalin Max Richter’in olağanüstü müziğiyle nasıl güzel örtüştüğünü iliklerinizde hissetmek için.

– “Asıl maharet, yeryüzünde bir kişilik yer açılıncaya dek, insan kalabilmeyi başarabilmektir” repliğinin geçtiği sahnenin vuruculuğuna şahit olmak için.

BU FİLMİ SEVEN BUNLARI DA SEVER

– Roma (2018)

– The Lives Of Others (2006)

– Cold War (2018)

– The Pianist (2002)

– Der Untergang (2004)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir