Midsommar (2019)

Hereditary’nin yönetmeni Ari Aster’dan gerilimin, meydan okumanın ve dehşetin aydınlık hali.

Geçtiğimiz yıl ekranlara gelen Hereditary filmiyle dikkatleri üstüne çeken Ari Aster, izleyici karşısına bu sefer senaryosunu ve yönetmenliğini üstlendiği Midsommar (Ritüel) ile geldi. Hatta yakın zaman öncesinde, 26 Temmuz’da ülkemizde vizyona da girdi.

Kadrosunda Florence Pugh, Jack Reynor, William Jackson Harper, Will Poulter ve Vilhelm Blomgren gibi isimleri bulunduran Midsommar, dramayı ve gerilimi harmanlayan bir film olmasıyla öne çıkıyor. Aynı zamanda İsveç’in pagan kültürünü ziyaret eden ve bu kültürü iki saati geçen süresi boyunca ince ayrıntısına kadar anlatan bir yapım var elimizde.

Bunu yaparken de geleneksel bir müzik eşlik ettiği karakterlerinin içinde bulunduğu rahatsız ediciliği sergiliyor. Midsommar, Hereditary ile sağlam bir referansı olan Aster’a eşlik eden tanıdık kadrosu sayesinde radarıma girmiş oldu. Florence Pugh’la henüz barışmamış yıldızım bir köşede dursun, eldeki kadro canlandırdıkları karakterleri taşımayı bilmiş. Ama nihayetinde asıl yıldızın Ari Aster olduğunu belirtmek gerek.

Filmde yer alan az sayıdaki efekt bu yoruma tabii ki dahil değil. Ama yakın çekimlerin hoşuma gittiğini söylemeliyim. Açık alana rağmen verdiği kapana kısılma hissi, bilmeyeni bile etkisi altına alan pagan ritüelleri ve bunlardan doğan rahatsız edicilik hissiyle film rahat ilerliyor.

Yer yer ortaya çıkan bazı rahatsız edici sahneler düzeyinde kullanılmış, farklı ama göze batmayan kamera açılarıyla da desteklenmiş. Senaryonun gittiği nokta büyük bir gizeme ev sahipliği yapmıyor elbette ama bu durum aynı zamanda sorun yaratmıyor ve Aster’in yönetmenliğine destek çıkıyor.

KONU

İlişkilerinin üstüne kara bulutlar dolanan Dani ve Christian, ilişkilerini kurtarmak için son şansmış gibi duran bir tatile çıkmaya karar verirler. Üniversiteden arkadaşları ile birlikte geleneksel Midsommar festivaline katılmak üzere İsveç’e doğru yola çıkarlar.

Ritüel’de bu grubun yerel pagan kültürünün avı haline gelene kadar geçirdikleri yolculuk anlatılıyor. Neredeyse güneşin batmadığı bu cennet misali yemyeşil yerdeki kutlamalar ve pagan ritüelleri pek de düşündükleri gibi çıkmıyor. Üstelik 90 yılda bir düzenlenen gizli bir ayine katılan bu gençler, kendilerini karmaşık bir korku labirentinin içinde buluyor.

NEDEN İZLEMELİ

– Tamamı gün ışığında geçen bir film olmasına rağmen gerilimi ve rahatsız ediciliği hissettirmeyi başarmasıyla benzer türdeki filmlerden ayrıldığı için.

– Gerilimi yüksek ses veya aniden belirme gibi tekniklerle değil, aksine aşırı sakinlikle, sahip olduğu atmosferle ve oyunculuklar eşliğinde vermesi.

– Ari Aster’in film boyunca sergilediği yeteneğine ve yarattığı dünyaya bir kez daha tanık olmak için.

FİLM HAKKINDA AZ BİLİNEN GERÇEKLER

– Filmin tamamı gün ışığında geçmesine rağmen filmde güneş gösterilmemiştir.

– Filmin kadrosunda William Jackson Harper dışında Amerikan oyuncu yoktur. Ana ve yardımcı kadro İngiltere, İrlanda, İsveç ve Macaristan ağırlıklıdır. Çekimler de İsveç’te değil, Macaristan’da gerçekleştirilmiştir.

– Filmin 2003’te vizyona giren Danimarka yapımı tarikat filmi Midsommer ile bir bağlantısı bulunmamakta.

– Mark karakterinde olan böcek fobisi yönetmen Ari Aster’de de vardır.

BU FİLMİ SEVEN BUNLARI DA SEVER

– The Wicker Man (1973)

– Hereditary (2018)

– Apostle (2018)

– Us (2019)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir