Joker (2019)

Gülümseyişinin trajedisinden güç alan bir adamın, hayatı ve düzeni sorgularken, adım adım kaosun ve kötülüğün doğuşuna neden olan bir anti kahramana dönüşmesinin hikâyesi.

Joaquin Phoenix’in DC çizgi romanlarının ikonik kötü karakterlerinin en önemlilerinden biri olan Joker’i canlandıracağını duyduğumuzda hepimiz heyecanlanmıştık. Kimileri Heath Ledger’ın performansının üzerine geçemez derken, kimileri de bu rolün altından layıkıyla kalkacağından emindi. Phoenix, sinemaseverleri yanıltmadı ve Joker karakterini bambaşka bir boyuta taşıyarak yıllarca unutulmayacak bir performansa imza attı. Hiç kuşkusuz bu performansın bu kadar iyi olmasında Todd Phillips’in hikâyeyi Phoenix’in varlığını es geçmeden oluşturmasının ve sunmasının da payı büyük.

KONU

Toplum tarafından sürekli dışlanan ve başarısız bir komedyen olan Arthur, annesiyle birlikte yaşayan yapayalnız bir adamdır. Sürekli bir arayış içerisinde olan Arthur, palyaço makyajının altında hislerini gizlerken, için için dışarıya vurmak istediği gerçek yüzünü de gün geçtikçe ortaya çıkarmaya başlar. Maruz kaldığı zorbalıklar, mutsuz hayatını daha da zorlaştıran toplum, onu tekinsiz sulara doğru sürükleyecek, kendisini Gotham Şehri’nin suç ve kaosunun ortasında Joker’e dönüşürken bulacaktır.

NEDEN İZLEMELİ

– Defalarca izlediğimiz bir hikâyeye, kimilerini kızdıracak, hatta nefret edecek şekilde “bir de bu açıdan bakın” derken, pek çoklarının da kalbini bambaşka bir şekilde kazanacağı için.

– Film, hayatı boyunca mutluymuş taklidi yapan Arthur’un görünenden çok farklı olan, adeta içinde fırtınalar kopan karakterini anlamamıza bizi davet ettiği için.

– 70’lerin depresif Hollywood sinemasından izler barındıran atmosferi için.

– Komik, öfke dolu, karanlık ama bir o kadar da duygu dolu Joker karakterini tanımamızı sağladığı için.

– Bir süper kahraman hikâyesinin kötü karakterini hiç olmadığı kadar derinden anlatmayı başardığı için.

– Joaquin Phoenix’in Joker karakterini bambaşka boyutlara taşıyan insanüstü performansını görmek için.

– Eşsiz atmosferini ve sinematografisini tamamlayan birbirinden güzel müzikleri için.

– Phoenix’in, Heath Ledger’ın efsanevi performansının üstüne çıkamayacağını düşünenleri yanılttığını göreceğiniz için.

– Taxi Driver, Dog Day Afternoon, The King of Comedy gibi filmlerden aldığı referansların filmin hem hikâyesine hem de atmosferine nasıl da katkı sağladığını görmek için.

FİLM HAKKINDA AZ BİLİNEN GERÇEKLER

– Joker, 2004 yılındaki Catwoman filminden beri ilk Batman spin-off filmi.

– Joaquin Phoenix, Joker karakteri için çok kilo vermişti. Tekrardan çekimler de olmayacağı için bu çok önemliydi. Hatta Todd Phillips senaryoyu prodüksiyon aşamasındayken yazmıştı.

– Joaquin Phoenix, Joker’in kahkahasını yaratmanın, rolünün en zor tarafı olduğunu söylemişti.

– Phoenix, 2008 yılında Joker’i canlandıran ve Oscar kazanan Heath Ledger’la da yakın arkadaştı.

– Frances McDormand, Penny rolünü geri çevirmişti.

– Viggo Mortensen, Thomas Wayne rolünü geri çevirmişti.

– Filmin fragmanında duyulan “Smile” şarkısını Charlie Chaplin, Modern Times (1936) filmi için bestelemişti.

BU FİLMİ SEVEN BUNLARI DA SEVER

– Taxi Driver (1976)

– The King of Comedy (1982)

– A Clockwork Orange (1971)

– The Dark Knight (2008)

– Network (1976)

– Dog Day Afternoon (1975)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir